Kayıtlar

2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yahuda İncili

İnşallah bu yazımda apokrif İncil olan Yahuda İncilini inceleyeceğim.  Yahuda İncilini yazan şahıs kendisini şöyle tanıtıyor:  Yahuda 1:6-   Ben, Yahuda İskariyot'un ilk oğlu Benyamin , o zamanın olaylarını babamdan dinledim ve o ne gördü ve işittiyse hapsini bana anlattı, önce Aramca -İsa'nın dilinde- ve sonra da Yunanca, gençlik yıllarımda babam hepsini bana öğretti. Yahuda İncili diğer kanonik İnciller gibi Yahuda'yı ihanet eden olarak göstermez. Yahuda, İsa'nın isteği doğrultusunda onu ele vermiştir.   Yazar kitabının başında bu kitabın yazılış amacını şöyle açıklar:  Yahuda 1:1- Bu İncil, Nasaralı İsa'nın hayatında ve acıklı ölümünde, Yahuda İskariot'un oynadığı rollerin ve tüm gerçeklerin bilinmesi için yazıldı.  Yahuda İncil'i İsa'yı peygamber olarak görür ancak Mesih olarak görmez.  Yahuda 1:7- Babam beni sıkı bir Tevrat eğitiminde yetiştirdi ve ben de onun düşündüğü gibi düşünüyordum, yani Nasıralı İsa bir peygamber ve gerçek bir İsrail Oğluyd...

İlyasin

Kur'an'ın 37.suresi olan Saffat suresinde elçilerin hayatları kısa kısa anlatılarak sonunda bahsettiği elçilere selam göndererek konuyu kapatıyor. Birkaç örnek olarak: 37:75-Elbette ki biz Nuh'a seslendik. Ne güzel cevap verenleriz biz. 37:79-Toplumlar içinde Nuh'a selam olsun 37:83-İbrahim'de onun(Nuh'un) milletinden/grubundan. 37:109-İbrahim'e selam olsun. 37:114-Musa ve Harun'a iyilikte bulunduk. 37:120-Musa ve Harun'a selam olsun. 37:123 ayetinde Allah "وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ" İlyas'ta elçilerdendi diyor burada herhangi bir sorun yok. Önceki elçilerin hayatını anlattığı gibi İlyas'ı da anlatıp İlyas'a selam göndererek konuyu bitirmesi beklenir. Ancak 37:130 ayetinde Allah beklenileni yapmıyor ve sonu farklı bitiriyor: 37:130-İlyaslara selam olsun. (سَلَامٌ عَلٰٓى اِلْ‌يَاس۪ينَ ) Daha önce bahsettiği hiçbir elçide çoğul isim kullanılmadığı halde(Musalar, İbrahimler vb) 37:130 ayetinde Allah çoğul isim kull...

Hafs ile Verş Mushafları Arasındaki Farklar

Elinizde var olan Kur'an mealleri Hafs mushafına göre çevrilmiştir. Bu yüzden hafs mushafını doğru buluyor olabilirsiniz ancak şu var ki kıraat ve harf farklılıklarında verdiğim örneklerde hangisi doğru bilmiyoruz. Bu sebeple meal çevirenler hem hafs hem de verş mushaflarına göre ayetleri çevirmesi gerekmektedir.  İnşallah bu yazımda Hafs ile Verş mushafı arasındaki farkları inceleyeceğim. Ayetlerin çevirileri bana aittir.  Hafs ile Verş mushafları arasındaki en önemli fark, suredeki ayet sayıları birbirine tutmuyor.  Örnek: -Hafs mushafında Enfal suresi 75 ayettir. Verş mushafında ise 76 ayettir.  -Hafs mushafında hurufu mukatta harfleri bazı yerlerde müstakil ayet kabul edilirken Verş mushafında müstakil ayet kabul edilmiyor. Böylelikle hurufu mukatta var olan surelerde ayet sayısında ihtilaf oluyor.  Hafs mushafına göre Bakara suresi 286 ayet, Verş mushafına göre 285 ayet. Hafs mushafına Şura suresi 53 ayet. Verş mushafına göre 50 ayet. Diğer hurufu mukatta v...

Nisa Suresi 24.ayet(4:24)

 Kur'an'da 4:24 ayeti tartışmalı bir ayettir ancak teknik bir konu olduğu için gündeme gelmez. İnşallah bu yazımda 4:24 ayetinde tartışılan konudan bahsedeceğim. İlk önce konuyu anlamak için bir kavramdan bahsetmem gerekir. Kavramın adı "muhsanat" tabiri. Bu kelime aslında "korunmuş kadınlar" demektir ama yerine göre özgür ve evli kadınlar içinde kullanılır.  Geleneksel çeviri:  (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı... (Diyanet) Modernist çeviri:  Yeminlerinize/anlaşmalarınıza sahip olanlar hariç, korunmuş/iffetli kadınlara gelince bunlar, ALLAH'ın üzerinize farz kıldığı yasalardır... (Edip Yüksel) Yukarıdaki iki çeviri de birbiriyle çelişiyor. Geleneksel çeviriye göre Allah "muhsenat" olan kadınlarla evlenmeyi yasaklarken, Modernist çeviri tam tersi Allah'ın "muhsenat" olan kadınlarla evlenmeyi helal kılmıştır ve bunları bize yazmıştır.  Burada bir çıkmaz mevcut. Bu çıkmazın sebebi d...

Kitap ve Hikmet Kavramına Geleneksel Bakış Açısı

Resim
Kuran'da birçok yerde "kitap ve hikmet" ifadesi geçmektedir. Bana göre "kitap ve hikmet" olarak çevrilmesi yanlıştır. Meal çevirenler özensiz çevirdikleri için Kur'an'da geçen vav harflerini hiç düşünmeden vav-ı atıf olarak çeviriyorlar. Acaba buradaki vav-ı hal olabilir mi diye düşünmüyorlar. Neyse konumuz bu değil ben sadece geleneksel tefsirlerde kitap ve hikmeti ne olarak anladılar inşallah onu yansıtacağım. Hikmet kelime anlamıyla حكم kelimesinin masdar-ı sinai halidir ve "bilgelik" anlamına gelir.  Arapça sözlük olan Kamusu Muhit hikmeti şöyle açıklıyor: Adalet, bilgi, sabır/anlayış/akıl, peygamberlik, Kur'an ve İncil.  Celaleyn tefsirinde kitap kavramı Kuran olarak anlaşılmış. Hikmet ise Kur'an'ın içindeki hükümler olarak anlaşılmış.  Eddurrul mensur tefsirinde ise hikmet kavramı sünnet olarak anlaşılmış. Yani kitabı kuran olarak, hikmeti de sünnet olarak anlaşılmış. Zadul Mesir tefsirinde ise sahabenin hocası kabul edilen İb...

Duman(Duhan) Olayı

Bu yazımda inşallah duman olayından bahsedeceğim ve bununla ile ilgili görüşleri vereceğim. Kur'an'ın 44:10 ayetinde ve onun devamında duhan(duman) olayından bahsediyor: 44:10-Göğün apaçık duman getireceği günü gözetle.  44:11-İnsanları örter. İşte bu çok acı verici bir azaptır. 44:12-Rabbimiz bizden azabı kaldır. Biz müminleriz. 44:13-Nasıl olur da onlar zikri kabul etmezler? Onlara apaçık bir elçi de geldi.  44:14-Sonra ondan yüz çevirdiler. Dediler ki: "Öğretilmiş bir deli."  44:15-Çok az azabı kaldırdığımız da siz elbette ki döneceksiniz. Yukarıdaki ayetler konusunda ihtilaf edilmiştir. Duman konusunda ihtilaf ettikleri şunlardır:  1-)Kıyamet alameti mi? 2-)Peygamber döneminde gerçekleşti mi? 3-)Mecaz mı var? Birinci görüşü destekleyen rivayete bakalım: "Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize baktı. Biz, kendi aramızda müzakere ediyorduk. Resûlüllah "Neyi müzakere ediyorsunuz?" diye sordu. Biz "Kıyameti anlatıyoruz." dedik. Resûlüll...

Muhammed Suresi 4.ayet (47:4)

Resim
Ateistler bu ayeti "vahşi" görmesi sebebiyle bizim bazı müslümanlar bu ayette geçen "boyunlarını vurun" ifadesini tahrif ederek "gözetleme merkezlerini vurun" şeklinde çevirerek ayete takla attırıyorlar. İnşallah bu yazımda 47:4 ayetinde geçen "الرِّقَابِۜ" kavramından bahsedeceğim.  Geleneksel çeviri:  (Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun . Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur. Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır. (Diyanet) Modernist çeviri: Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda kontrol merkezlerini vurun . Sonunda üstün geldiğinizde onları esir alın; onları ya karşılıksız veya fidye karşılığın...

Türkçe Meallere Eleştiri(3)

  Modernist bir meal olan Hakkı Yılmaz’ın 79:1-2-3-4-5 ayetlerini nasıl çevirdiğine bir bakalım: 1,2,3,4,5) Evrendeki çekim kuvveti, evrendeki itme kuvveti, yıldızlar; galaksiler; güneş, ay ve bunların kendi eksenlerinde ve bağlı olduğu yıldız çevresindeki yörüngelerde yüzmesi, bu sayede gece, gündüz ve diğer yaşam koşullarının, med-cezirin, gece-gündüzün, mevsimlerin oluşması, tüm canlı türlerinin ve bitkilerin yaşam koşullarının ayarlanması kanıttır ki/Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler için sürekli sıkıntı, bunalım ve vicdan azabı vesilesi olan, mü'minlere hem kolay, hem de kolaylaştıran, onlara müjdeler veren, onların mutlu olmalarını sağlayan, elden ele, dilden dile, gönülden gönüle dolaşıp duran, hep öne geçen, önemseten ve kişisel ve sosyal tüm işleri ayarlayan, her işe ait emirlerinin, yasaklarının olması; ilkeler koyan Kur'ân âyetleri kanıttır ki, Nereden başlayacağımı bilemiyorum baştan sonra hepsi yanlış. Hiçbiri ayette geçmemektedir. Bir ...

Türkçe Meallere Eleştiri(2)

İnşallah önceki yazımın devamı olacaktır. Bu yazımda da modernist mealleri eleştireceğim. Yaptığım eleştirilerin hepsi delillendirilmiştir. 2:73 ayetini modernist anlayışına sahip olan Hakkı Yılmaz şöyle çeviriyor: Sonra Biz, "Öldürülen kişiden gelecek sıkıntı sebebiyle Mûsâ'yı yola çıkarın" dedik. Allah, ölüleri işte böyle diriltir, bitmiş tükenmişlere yol gösterir ve akıllı davranasınız diye size âlametlerini/göstergelerini gösterir. Mucizevi bir ayeti aklı yatmadığı için çarpıtarak çevirmiş. Kendisinin fasih Arapça bildiğini biliyorum. Bu ayette ilk cümlenin böyle olmadığını kendisi de biliyor. Ayetin ilk cümlesini motamot çevireyim: فَقُلْنَا : Dedik ki اضْرِبُوهُ : O’na vurun بِبَعْضِهَاۜ : İneğin parçasının bir kısmıyla Ayetin ilk cümlesi böyle iken yukarıdaki çeviriyi görüyorsunuz. Ayetin neresinde Musa geçiyor? Ayetteki müzekker zamir Musa’ya değil, öldürülen adama gider. Ayetin neresinde “gelecek sıkıntı” geçiyor. Ayette “ في ” harfi ceri geçmediği ...

Türkçe Meallere Eleştiri(1)

Beni tanıyanlar bilir ben Türkçe meallerini beğenmem. Bunun birçok sebebi mevcuttur. İnşallah bu yazıda bununla ile ilgili ayet örnekleri vereceğim. İnşallah bu yazının devamı da gelecek. 1:4-Din gününün sahibidir. Ayette geçen “ ملك يوم الدين ” ifadesi Arapça farklı şekilde de okunur: يوم الدين مَلِكْ ( Din gününün kralıdır) Bu şekilde kıraat ettiğimiz zaman ayetin manası bu oluyor. Meal çevirenler ilkini veriyor ancak ikinci kıratı vermiyorlar. Sebep nedir? Niye vermiyorsunuz? Aslında bu ayeti daha farklı şekilde okuruz da o zaman anlamlar saçma oluyor: -Sahip olunan din günüdür . -Din gününün mülküdür.   2:29- O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir. (Diyanet Meali) Yukarıdaki ayeti okuduğumuz zaman şu mana çıkıyor: İlk başta yer yaratıldı sonra gökler yani evrenler yaratıldı. Biz biliyoruz ki bu anlayış %100 yanlıştır. İlk önce evren sonra Dünya yaratıldı. Bu ...

Nisa Suresi 34.ayet

Sitemde daha önceden 4:34 hakkında bir yazı mevcuttu ve sitemde en çok okunan yazıydı. O yazımı sildim ve güncelini yazmaya karar verdim. Çünkü görüşümde değişiklik oldu. Bunu kabul etmem hiç kolay olmadı. Maalesef az veya çok seküler hayatın etkisinde kalıyoruz bu da Kur'an anlayışımıza da yansıyor.  1-قَوَّامُونَ(kavvam) kelimesi, ismi failin mübalağası sigasında olan Faal babında bir kelimedir. Kelimeye abartma anlamı katar.  Bu kelimeyle birlikte علي harfi ceri olduğu vakit doğrudan yönetmek anlamına geliyor. Âyette de zaten bu harfi cer kullanılıyor. 4:135 ayetinde aynı kelime geçiyor ancak orada علي harfi ceri olmadığı için zaten doğrudan yönetmek anlamı veremezsin.  Arapça da örnek cümle kurayım:  المدير قوام على اموره Müdür işlerini yönetir.  Yani ayetin ilk başı şöyle meal edilir: اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓا(Erkekler, kadınlar üzerine yöneticidirler.) 2-Ayette geçen "قَانِتَاتٌ(kanitat/itaat eden kadınlar) ifadesi Allah'a itaat etmekten bahs...

Kur'an'a Göre Hac ve Ümre

İnşallah bu yazımda Kur’an’daki hac ve ümre kavramından bahsedeceğim. Kullandığım çevirilerin hepsi şahsıma aittir.  Hac kelime anlamı olarak "hedef/kast" demektir. (Lisanul Arab)  Bu kelimeden farklı kelimeler türetildi.  Hüccet: Delil Muhacic: Tartışan İhticac: Protesto  Hâc: Tartışma Dikkat ederseniz Hac ile hâc arasında fark vardır. Hac ibadet için kullanırken hâc tartışma için kullanılır. Arapça gramere girecek olursa hac kelimesini mezid haline getirip hâc olmuş ve farklı bir mana kazanmış. Arapça dilinde bir kelime mücerred halden mezid hale geldiğinde anlam değişir. Çok örnek veririm ama konumuz bu değil. Hac: حج H âc:  حاج(tartışma) Arapça bilmenize gerek yok ikisinin de birbirinden farklı olduğunu fark ettiniz. Bundan bahsetme sebebim Hac, tartışmaktır diyenler içindir şimdi Hac ibadetine geçelim. Hac tarihi olarak İbrahim’den beri var olan bir şeydir. 22:27-İnsanlara Haccı duyur. Yürüyerek veyahut yorgun develer üzerinde her türlü uzak yollarda...