Kayıtlar

Nisa Suresi 24.ayet(4:24)

 Kur'an'da 4:24 ayeti tartışmalı bir ayettir ancak teknik bir konu olduğu için gündeme gelmez. İnşallah bu yazımda 4:24 ayetinde tartışılan konudan bahsedeceğim. İlk önce konuyu anlamak için bir kavramdan bahsetmem gerekir. Kavramın adı "muhsanat" tabiri. Bu kelime aslında "korunmuş kadınlar" demektir ama yerine göre özgür ve evli kadınlar içinde kullanılır.  Geleneksel çeviri:  (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı... (Diyanet) Modernist çeviri:  Yeminlerinize/anlaşmalarınıza sahip olanlar hariç, korunmuş/iffetli kadınlara gelince bunlar, ALLAH'ın üzerinize farz kıldığı yasalardır... (Edip Yüksel) Yukarıdaki iki çeviri de birbiriyle çelişiyor. Geleneksel çeviriye göre Allah "muhsenat" olan kadınlarla evlenmeyi yasaklarken, Modernist çeviri tam tersi Allah'ın "muhsenat" olan kadınlarla evlenmeyi helal kılmıştır ve bunları bize yazmıştır.  Burada bir çıkmaz mevcut. Bu çıkmazın sebebi d...

Kitap ve Hikmet Kavramına Geleneksel Bakış Açısı

Resim
Kuran'da birçok yerde "kitap ve hikmet" ifadesi geçmektedir. Bana göre "kitap ve hikmet" olarak çevrilmesi yanlıştır. Meal çevirenler özensiz çevirdikleri için Kur'an'da geçen vav harflerini hiç düşünmeden vav-ı atıf olarak çeviriyorlar. Acaba buradaki vav-ı hal olabilir mi diye düşünmüyorlar. Neyse konumuz bu değil ben sadece geleneksel tefsirlerde kitap ve hikmeti ne olarak anladılar inşallah onu yansıtacağım. Hikmet kelime anlamıyla حكم kelimesinin masdar-ı sinai halidir ve "bilgelik" anlamına gelir.  Arapça sözlük olan Kamusu Muhit hikmeti şöyle açıklıyor: Adalet, bilgi, sabır/anlayış/akıl, peygamberlik, Kur'an ve İncil.  Celaleyn tefsirinde kitap kavramı Kuran olarak anlaşılmış. Hikmet ise Kur'an'ın içindeki hükümler olarak anlaşılmış.  Eddurrul mensur tefsirinde ise hikmet kavramı sünnet olarak anlaşılmış. Yani kitabı kuran olarak, hikmeti de sünnet olarak anlaşılmış. Zadul Mesir tefsirinde ise sahabenin hocası kabul edilen İb...

Duman(Duhan) Olayı

Bu yazımda inşallah duman olayından bahsedeceğim ve bununla ile ilgili görüşleri vereceğim. Kur'an'ın 44:10 ayetinde ve onun devamında duhan(duman) olayından bahsediyor: 44:10-Göğün apaçık duman getireceği günü gözetle.  44:11-İnsanları örter. İşte bu çok acı verici bir azaptır. 44:12-Rabbimiz bizden azabı kaldır. Biz müminleriz. 44:13-Nasıl olur da onlar zikri kabul etmezler? Onlara apaçık bir elçi de geldi.  44:14-Sonra ondan yüz çevirdiler. Dediler ki: "Öğretilmiş bir deli."  44:15-Çok az azabı kaldırdığımız da siz elbette ki döneceksiniz. Yukarıdaki ayetler konusunda ihtilaf edilmiştir. Duman konusunda ihtilaf ettikleri şunlardır:  1-)Kıyamet alameti mi? 2-)Peygamber döneminde gerçekleşti mi? 3-)Mecaz mı var? Birinci görüşü destekleyen rivayete bakalım: "Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize baktı. Biz, kendi aramızda müzakere ediyorduk. Resûlüllah "Neyi müzakere ediyorsunuz?" diye sordu. Biz "Kıyameti anlatıyoruz." dedik. Resûlüll...

Muhammed Suresi 4.ayet (47:4)

Resim
Ateistler bu ayeti "vahşi" görmesi sebebiyle bizim bazı müslümanlar bu ayette geçen "boyunlarını vurun" ifadesini tahrif ederek "gözetleme merkezlerini vurun" şeklinde çevirerek ayete takla attırıyorlar. İnşallah bu yazımda 47:4 ayetinde geçen "الرِّقَابِۜ" kavramından bahsedeceğim.  Geleneksel çeviri:  (Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun . Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur. Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır. (Diyanet) Modernist çeviri: Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda kontrol merkezlerini vurun . Sonunda üstün geldiğinizde onları esir alın; onları ya karşılıksız veya fidye karşılığın...

Türkçe Meallere Eleştiri(3)

  Modernist bir meal olan Hakkı Yılmaz’ın 79:1-2-3-4-5 ayetlerini nasıl çevirdiğine bir bakalım: 1,2,3,4,5) Evrendeki çekim kuvveti, evrendeki itme kuvveti, yıldızlar; galaksiler; güneş, ay ve bunların kendi eksenlerinde ve bağlı olduğu yıldız çevresindeki yörüngelerde yüzmesi, bu sayede gece, gündüz ve diğer yaşam koşullarının, med-cezirin, gece-gündüzün, mevsimlerin oluşması, tüm canlı türlerinin ve bitkilerin yaşam koşullarının ayarlanması kanıttır ki/Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler için sürekli sıkıntı, bunalım ve vicdan azabı vesilesi olan, mü'minlere hem kolay, hem de kolaylaştıran, onlara müjdeler veren, onların mutlu olmalarını sağlayan, elden ele, dilden dile, gönülden gönüle dolaşıp duran, hep öne geçen, önemseten ve kişisel ve sosyal tüm işleri ayarlayan, her işe ait emirlerinin, yasaklarının olması; ilkeler koyan Kur'ân âyetleri kanıttır ki, Nereden başlayacağımı bilemiyorum baştan sonra hepsi yanlış. Hiçbiri ayette geçmemektedir. Bir ...