Kur'an'ı Anlama Metodu
Kur'an'daki herhangi bir ayeti anlamak için ne tür yöntemler izlediğimi bu yazımda detaylı bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Anlatırken de örneklerle de destekleyeceğim.
Kur'an birilerinin söylediği gibi kolay olup herkesin anlayabileceği bir kitap değildir. Evet Kur'an'da bazı ayetler kolaydır, herkes anlayabilir ama öyle de ayetler var ki anlamak için derin bilgi sahibi olmak gerekir. Eğer Kur'an'ı herkes anlasaydı veya Kur'an tümden kolay olsaydı, Kur'an'da "ilimde derinleşmiş olanlar" ve "müteşabih ayetler"den bahsetmezdi.
Kur'an'ı anlamak için izlediğim yöntemlerin sıralaması:
1-Kur'an'ı, Kur'an'la tefsir
2-)Kur'an'ı Tevrat ve İncil'le tefsir
3-)Kur'an'ı hadislerle tefsir
4-)Kur'an'ı sahabe, tabiin, tebeu't-tabiin sözleriyle tefsir
Birinci yöntemden başlayacak olursak bana göre en isabetli yöntem Kur'an'ı Kur'an'la tefsirdir. Çünkü bir kitabı yine kitabın kendi içindeki başka bir yerle tefsir etmek en sahih yoldur. Kur'an'ın bazı ayetleri vardır ki müfessirdir(tefsir eden) bazı ayetleri de vardır ki müfesserdir(tefsir edilen). Bu birinci yöntemle ilgili iki örnek vermek istiyorum ve vereceğim örnekleri de Fatiha suresinden seçmeyi uygun gördüm.
Kur'an'da Allah'ın "Rabbül Alemin" olduğundan bahsedilir.(1:2) Peki Rabbül Alemin ne demektir? Kur'an bu kavramı yine kendisi 26:23-24 ayetinde açıklamaktadır.
26:23-Firavun dedi ki: Rabbül Alemin de nedir?
26:24-Dedi ki: Göklerin, yerin ve o ikisi arasındakilerin Rabbidir...
İkinci örneğim yine Fatiha suresinden olacak. Fatiha suresinin son ayetinde şöyle diyor:
1:7-Nimet verdiğin kimselerinin yoluna; gazaba uğrayan ve sapıtanların yoluna değil.
Ayet üç gruptan bahsediyor:
Birinci grup: Nimet verilenler
İkinci grup: Gazaba uğrayanlar
Üçüncü grup: Sapıtanlar
Bu üç grubun kimler olduğunu biz Kur'an'ın başka ayetlerinden öğreniyoruz.
Nimet verilen kimseler; Peygamberler, sıddıklar, şehitler, salih kimseler.
4:69-Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse işte onlar Allah'ın nimet verdiği; peygamberlerden, sıddıklardan, şehitlerden ve salih olan kimselerle birliktedir. Onlar ne güzel arkadaştır.
Gazaba uğrayanlar da ilk başta Yahudi olanlar. (2:90-7:152)
Sapıtanlar da ilk başta Hristiyan olanlar. (5:77)
İkinci yöntem olarak başta Tevrat ve İncil olmak üzere ehli kitabın kaynaklarıyla tefsir ediyorum. Çünkü Kur'an onların kitaplarından da alıntılar yaptığı için o ayetleri daha iyi anlamak için bu kitaplara bakmamız ve referans vermemiz gerekmektedir. Bununla da ilgili örnekler vermek istiyorum.
Mesela 5:32 ayetini daha iyi anlamamız için Mişna, Sanhedrin 4:5b bakmamız gerekmektedir.
5:31 ayetini daha iyi anlamamız için Pirḳe de-R. Eliezer'in 21. Bölüm. bakmamız gerekmektedir.
5:23 ayetini daha iyi anlamamız için Çölde Sayım 14:6-9 bakmamız gerekmektedir.
Yukarıdaki örnekler çoğaltılabilir. Kısacası kıssaları anlamak için mutlaka ehli kitabın kaynaklarına bakmamız gerekir.
Üçüncü yöntem olarak Kur'an'ı hadislerle açıklamayı tercih ederim. Bu yöntemde çok dikkatli olmamız gerekmektedir. Çünkü hadislerde hak ve batıl birbirine karışmış durumda. Hangi durumlarda üçüncü yöntemi tercih ettiğimi de açıklayayım: Diyelim ki Kur'an bir kavramdan bahsediyor ama o kavramı detaylı bir şekilde anlatmıyorsa üçüncü yöntemi kullanırım. Bununla ilgili örnekler vermek istiyorum:
Kur'an namazdan bahseder ama namazın nasıl kılınacağından, şeklinden, namaz vakitlerinin ne zaman gireceğinden bahsetmez. Bu durumda ben üçüncü yönteme başvururum. Mesela Kur'an'da "salatu'l vusta/en orta namaz" kavramından bahsedilir. Ancak Kur'an bunun ne olduğunu bize söylemez. Biz de hadislere bakarak bu kavramı açıklarız. Hadislerde peygamber bu kavramın ikindi namazı olduğunu söylemiş. حدَّثنا حُمَيدُ بن مَسْعَدَةَ، قال: حدَّثنا يَزيدُ بن زُرَيْعٍ، عن سَعيْدٍ، عن قتادةَ، قال: حدَّثنا الحسنُ عن سَمُرةَ بن جُنْدُبٍ، أنَّ نَبيَّ الله ﷺ قال: صلاةُ الوُسطى صلاةُ العصر
Bu ayet çok açık bir şekilde Peygamberin Kur'an ayetleri konusunda yapılan ihtilafları çözüp onları açıkladığını bize bildiriyor. Ayrıca Peygamber, Kur'an'ın öğretmenidir.(62:2) Yeri gelmişken şöyle yanlış bilinen bir durum var. "Kur'an'ın öğretmeni yalnız Allah'tır." Bu söz Kur'an'la apaçık çelişir. Kur'an'a göre Kur'an'ın üç öğretmeni var:
1-Allah(en iyi öğretmen) 55:1-2
2-Peygamber 62:2, 3:164...
3-)Rabbaniler 3:79
Yukarıdaki ayetlerin Arapçasında aynı kelimeyi kullandığını görüyoruz.
Konumuza geri dönersek Peygamberin Kur'an'da ihtilafları çözdüğüne dair buna örnekler verebilir miyiz? Evet bununla ilgili birçok örnek verebiliriz. Yukarıda salatu'l vusta ile ilgili örneği vermiştim. Bir örnek daha vereyim. Kur'an'da 5:38 ayetinde hırsızlığın cezasından bahsetmektedir. Ayette يد tabiri geçmektedir. Bu kelime Arapça dilinde hem eli kastettiği gibi bütün kolu da kasteden bir kelimedir. Ayrıca sağ elini mi sol elini mi kesileceği ayet bize söylememektedir.
İşte burada 16:64 ve 33:21 ayeti devreye girerek Peygamberin bu ayeti nasıl uyguladığını biz bakarız.
Peygamberin uygulamasına bakılarak hırsızın sağ eli kesilir.
Dördüncü yöntem olarak sahabe, tabiin ve tebeu't-tabiin sözlerine bakarak tefsir ederim. Bu dördüncü yöntemde tefsirden ziyade fikir almak için bakarım. Buna da Kur'an'dan örnek vereyim. Kur'an'da kadem-i sıdk kavramından bahsedilir. (Detaylı bilgi için Mealimdeki 10:2 ayetinin dipnotuna bak) Tercüme edecek olursa doğruluk ayağı diye tercüme edilir. Ancak bu kavramın içeriği ne olduğu Kur'an'da bahsedilmez. Bende bu kavramla ilgili sahabe, tabiin vb ne demiş diye dördüncü yöntemi kullanırım.
Allah ilmimizi artırsın. Amin.
Yorumlar
Yorum Gönder